Duygularımın kolayca değişmesini sevmiyorum. Bir gün oturup düşünüp verdiğim kararlar ertesi gün anlamını yitiriyor. Neler düşündüğümü, fikirlerimi bu kadar çok gözden geçirmek negatif bir durum benim için. Bahsettiğim genler ve yapmak istediğim şeyler için yapmam gereken en önemli şey ruh sağlımı, mental gücümü koruyup, dengeli halde tutmak. Özellikle stresten uzak durmak. Bu bazen çok zor oluyor. Hayatımı göz önüne alırsak. At gözlüğü takıp hiçbişeyle ilgilenmemem gerekiyor böyle durumlarda. Ama dış etmenler bi şekilde hayatımı etkiliyor. Böyle biri olmayı ben seçmedim. Sürekli sebebini düşünüyorum. Bazen kendimi suçlu bulup bazen suçu aileme bazen çevreme bazen diğer her şeye atıyorum. Galiba kötü biri değilim. Ama bir şekilde insanları kendimden uzaklaştırıyorum. Tabi bu her zaman olmuyor. Düşük modda olduğum dönemler oluyor. Eskisi gibi mutlu olmaya ve çevreme düzgün davranmaya çalışsam da o dönem pek de uzun sürmüyor. Neden bu yola girdim bilmiyorum. Yaşadığım şeyler, koşulları düşününce genelde benden üzülmemi bekliyorlar. Ben istemiyorum. Ben böyle biri değilim diye düşünüyorum. İsteyince neler yapabileceğimi biliyorum. Ben bir wonderkidim. Ben alfa çocuğum. Ama işte bazen ister istemez o hüzün çöküyor. Şu an yazdıklarımın hiçbir önemi yok, çoğu yanlış çıkarımlar. Yine de yazıyorum. Sevgisiz ve yalnız kalmış bi çocuğum sadece bunu biliyorum. Sevgisiz ve yalnız olmamak için birçok yanlış seçimler yaptım. Belki de doğru olanı yaptım bilmiyorum. Böyle hissetmemem için en başta aile ilişkilerimi düzeltmem gerekiyordu. Düzelttim. Ki gerçekten bu beni eski mutlu halime döndürdü. Ama işte sürekli olmuyor. Bir yerden patlak veriliyor. Yine de yoluma bakıyorum. Çok çaba gösteriyorum. Ancak bu kadar oluyor. Yanımdaki insanları çok iyi seçmem gerekiyor. Benim aslında nasıl biri olduğumu anlayamayan insanlar bana çokça zarar veriyor. Herkese kendimi anlatmakla uğraşamam. Anlayan bi şekilde anlar zaten. Farklı davranıyorum olduğum kişiden bunun farkındayım. Bir yerden sonra ipin ucunu kaçırdım. Nasıl biri olduğumu unuttum. Ama şunun farkına vardım. Hiçbir şey düşünmeden sadece kendim olduğum zaman zaten nasıl biri olduğum anlaşılıyor. Ekstra çaba göstermeme gerek yok. Çabalamadığım her an zaten kendim olabiliyorum. Bu olay beni az da olsa mutlu etti. Bir şey yapmaya bir şey olmaya çalışmadıkça kendim olabiliyorum. Buna kendim olmaya çalışmak da dahil. Kısacası hakettiğim için mi bu kadar şey başıma geliyor yoksa bu koşullarla zaten çok da iyi mi ediyorum çok iyi miyim bilemiyorum. Eğer benim yüzümdense kendimi değiştirmek isterim çünkü daha da.
Dün güzel bir senaryo fikri buldum. Kendi kendime onu genişletip devam edebilirim. Benim için hobi olur. Hem de bir deneme. Kısa bir özet geçmek gerekirse. Bir çocuk veya genç diyelim intihar ediyor. Bir sürü mektup bırakıyor geriye. İlk mektupta herhangi bir sorunun, canını sıkan bişeyin olmadığını sadece bazı şeyleri anlatabilmek için böyle yaptığını söylüyor. Gayet neşeli, mizah içeren bir dille yazıyor bunları. Belki bu şekilde bir şeyleri değiştirebileceğini söylüyor. Hayatında iz bırakan herkese ayrı ayrı mektup bırakıyor. Eğer haberleri olmazsa veya almaya gelmezlerse mektuplar evde kalacak sonsuza kadar. İsteyen alıyor. İsteyen oyunu oynuyor diyelim. Bunun ötesini pek düşünmedim. Ama güzel bişey çıkabilir. Eğer biri böyle bi film vs. yaparsa dava açarım haberiniz olsun.
Bu yazı da burada kalsın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder